Bayan Peregrine ‘in tuhaf çocukları

23243048109_97c92e4bf0_z

Uzun süredir bekleme listesindeydi Bayan Peregrine’in Tuhaf Çocukları  , popüler olmadan  önce .Aylık kadın dergilerinden birinde  tanıtımını görmüştüm .2013 yılıydı ( kitap ilk defa sayfa6 yayınevinden çıktı). kapak o kadar dikkat çekiciydi ki mutlaka okumalıyım demiştim .

Kitabın ürkütücü kapağına bakınca konusu için aklıma ilk gelenleri Zahide‘cim o kadar güzel cümlelere dökmüş ki , okuduğumda ilk tepkim kahkaha atmak oldu ve  bende öyle düşündüm dedim  .Kesinlikle ilk anda düşündüğüm Zahide’nin bu cümleleriydi 🙂 ;  ”Bayan Peregrine bir katil,evde kalmış,pörsümüş bir manyak
Kedi yerine de oradan buradan topladığı tuhaf cüceleri var,artık menopoza girdiği için de cinayet işleyemiyor çünkü iltihaplı romatizması var o yüzden de çocukların tuhaf özelliklerini kullanıp öldürüyor insanları
bunu neden yaptığına dair hiçbir fikri yok tamamen zevkine
Kitabın kapağına,kapaktaki kız çocuğuna ve kitabın adına baktığım zaman kafamda oluşturduğum konu buydu.”

Oysa uzaktan yakından alakası yokmuş ; olay bambaşkaymış. Bütün mesele Jacop adında bir delikanlının dedesi Abraham’ın elindeki tuhaf fotoğraflardan yola çıkarak anlattığı fantastik ve -ona göre – gerçek dışı olan hikayeleriymiş. Jacop’un dedesini ona söylediği son sözlermiş meğer ;’ kuşu bul’ makmış …

Ve bence kitabın sürükleyici sayfalarında  kaybolana kadar bir çoğumuz böyle düşündük. Ben kitabı alıp eve geldikten sonra bir süre ‘acaba okumasam mı ‘ dedim . Nihayetinde gece uyanınca mutfağa su almaya gidemeyecek kadar korkak bir insanım , bu kitap beni korkudan öldürmesin dedim . Ama sonra korkunun ecele faydası yok , oku gitsin fotoğraflara bakmazsın dedim .

Ve iyi ki okumaktan vazgeçmemişim . İnanılmaz bir fantastik kurgu kitap . Korku ya da gerilim ile uzaktan yakından ilgisi yok . Kitabı okumadan önce beni ürküten o tuhaf fotoğrafları , okudukça sevmeye başladım .

Üstelik Nicole Kidman’ın oyunculuğunu zirvesine çıktığı ‘ The Others’ filminden beri tanımadığım insanların siyah – beyaz fotoğraflarına bakmak beni biraz rahatsız ederdi. Hatta kitaptan ilk başta korkma sebebim o defalarca izlediğim , her izlediğimde korktuğum filmdir.

Kitap sayesinde siyah – beyaz fotoğraf fobimi yendim 🙂

Bayan Peregrine ‘in tuhaf çocukları gerçekten tuhaf çocuklar . Ama asla korkutucu değiller , hatta bir çok karakter oldukça sevimli. Ben avuçlarında ateş topu olan Emma’yı , minik oyuncak askerlerine tekrar can veren Enoch’u , görünmez Millard’ı , ormanların Jill’i Fiona’yı, ayakkabılarında ağırlıkları olmazsa havalara uçabilen Olive’i ve diğer bütün çocukları çok sevdim .

Kitabın konusunu uzun uzun anlatmak istemedim , hatta anlatmak istemedim 🙂 ‘Korkmayın , okuyun, çok seveceksiniz ‘ yeterli gibi geldi  😀 .Zaten bir başladınız mı kitabı elinizden bırakamayacaksınız .

22982792814_95fb91cd09_z

Kitabın ana kahramanı Jacop ‘un  Galler’de ki , büyük babasının büyüdüğü yetimhaneye  gitmesine kadar biraz ‘ hadi , hadi artık başla  ‘ diye okudum ama sonra bırakamadım . Çok etkileyici , çok sürükleyici sonrası . Sonlarda o tempo sanki biraz düşüyor gibi ama yine de kitap bitince büyük bir boşluğa düşüyorsunuz , 2. kitabı okumak için yanıp tutuşuyorsunuz ve dahası  Tim Burton’un yönetmenliğini yaptığı filmi seyretmek için daha çok yanıp tutuşuyorsunuz .

Bir ilk kitap için çok başarılı kesinlikle . Ve özellikle kitapta bir cümleyi çok sevdim ki , ,  ” Umut dolu bir tavırla , ‘ Aya şehirler inşa ettiler mi ? diye sordu bir başka oğlan . ‘ Altmışlı yıllarda oraya biraz çöp ve bir de bayrak bıraktık ama hepsi o kadar ‘ ” ( Sayfa 193)

Kitaptan ve içindeki fotoğraflardan çok fazla  etkilenince babamın öğrencilik yıllarında bit pazarından  aldığı  bir kutu dolusu siyah beyaz fotoğrafları karıştırmaya başladım . Onları karıştırırken (öğrenci evim dahil) her yere taşıdığım ailemin siyah beyaz fotoğraflarını da ortalığa çıkardım .

23528563511_9d7ca3a2a6_z

23315259990_543b4a26c6_z

Ve sonra yıllardır yanımdan hiç ayırmadığım bir fotoğrafa biraz renk vermek istedim .

22982860934_014079f063_z

Annem ve babamın ilk evlendikleri yıl bir lunaparkta çekilen fotoğrafları en sevdiğim fotoğrafları, Sebebini bilmiyorum ama çok sevdim bu fotoğrafı hep . İşte bu fotoğrafa biraz renk , canlılık katmak istedim .

Ve ’embroidered collage’  yaptım ( türkçesini bilmiyorum maalesef ) .

 

23584934866_3c442391cc_z

Önce fotoğrafın ön yüzüne  çok hafif desen çizdim ve sonra en ince uçlu iğne ve nakış iplikleri ile annemin en sevdiği çiçeklerden biri olan menekşeyi işledim . Mümkün olduğu kadar iğneyi aynı yere batırmaya çalıştım , çünkü çok fazla delik o noktanın kopup yırtılmasına sebep olabiliyor .

23243092889_7c3939c189_z

23502421932_fdd97ce0cd_z

23243081889_aae76390a0_z

Nasıl kıydığım bilmiyorum ama evet , fotoğrafın orijinaline yaptım tüm o iğne darbelerini ve hiç pişman değilim .

Ama tabii siz kıyamadığınız ama bu işlemi yapmak istediğiniz  fotoğrafınızı bir fotoğrafçıda daha iyi bir fotoğraf kalitesinde çoğalttırabilirsiniz.

22982810404_80b13e0675_z

Çok eğlenceli , keyifli bir uygulama kesinlikle . Hatta pinterestte hayranlığın ötesinde duygular hissettiren çalışmalar var . ‘Embroidered’ diye aratırsanız inanılmaz çalışma örneklerine ulaşırsınız .

23502409572_8e4db75e8b_z

Şimdi yeni yıl kartı olarak bir sahaftan aldığım siyah beyaz kartpostalları renklendiriyorum . Çok keyif alarak .

23315309180_a1e71e837d_z

Ve mutlaka bir yerlerde , bir kıyıda köşede , albümde unutulmuş , kıyabileceğiniz siyah beyaz bir fotoğraf vardır .

Bence biraz renk her fotoğrafa iyi gelir .

Ön yargısız , korkusuz kitap okumakta bünyeye …

23584895406_e4aff97ecd_z

Sevgiler …

serrafun

İşte bunlar hep can sıkıntısı

2 Comments

  1. Bayan Serra 🙂 Sen yine iyi eski fotoğraflardan etkilenmişsin ben bir ara Büyükada Rum Yetimhanesi’ne gitmeyi düşünüyordum 🙂 Artık döngü mü bulurum geçiş mi yaşarım Allah ne verdiyse 🙂
    Öpücükkkkk

  2. Valla nasıl kıydın o fotoğrafa hakkaten! Neyse ki sonuç şahane olmuş, heba olmamış caanım fotoğraf ;)) Kitabı uzayıp giden okunacaklar listeme ekledim hemen, teşekkür ederim canım 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.