Bisiklet ile Roma

 

Eğer bu yıl ki tatil planlarınız arasında İtalya varsa ‘Gidince Yapılacaklar Listesi’nin başına ‘bisiklet ile  gezmek’ maddesini mutlaka ekleyin .

Neredeyse tam 1 yıl önce ‘benim için ‘ rüya ülke olan İtalya’ya gitmiştik. İlk önce Venedik gibi  büyüleyici bir şehri gezip oradan Roma’ya geçmiştik .Uzunn bir şehirler arası  otobüs yolculuğuydu. Arada geçen yol boyunca harika yerleşim yerleri ve bağlar görüp izlediğim onca İtalyan filmini anımsayıp  , o filmleri izlerken içimden geçirdiğim tek şeyi geçirdim tekrar; ‘ burada yaşamak isterdim ‘.

Ama tabii ki hayaller Roma , gerçekler Karacaören . ( o bile olamadı iyi mi 😀 )

 

IMG_1230

IMG_1187

IMG_1132

IMG_1143

 

IMG_1292

IMG_1247

IMG_1228

Evet Mehmet Roma’da hiç bir zaman yedek parça dükkanı  şubesi açmaya yanaşmayacağı için bundan sonra ki hayatımı dünyanın en güzel 2. şehri Çanakkale’de sürdürmeye devam edeyim .( Adam gaza gelirmiş, kolumda tutar ‘yürü kız , hayallerini gerçek yapıcam Kale Oto / Rome ‘u açıyoz dermiş ) .

Yazı için seçtiğim sayısız fotoğrafa bakıp tam romantik bir yazı yazmaya hazırlanıyordum  ki bisiklet kiraladığımız o gün geldi aklıma birden . İtalya’ya birlikte gittiğimiz gruptan ayrıldığımız gündü . Grup tatili kısa tutup ülkemize geri dönmüştü . Biz devam edecektik tatile . 2 gün daha Roma’da  geçirecektik . Ve bunun 1 gününü bisiklet tepesinde . Bundan daha iyisi olmazdı .

IMG_1409

IMG_1459

IMG_1466

IMG_1470

Kaldığımız otel Roma’nın merkezine sanırım yaklaşık 15 km uzaklıktaydı. Ya da daha fazla mı ? Yok aslında Roma’nın merkezine değil de bisiklet kiralamaya gideceğimiz yere mi uzaktık … Ayy 1 yıl sonra yazı yazmaya kalkınca böyle oluyormuş demek , valla kaldığımız oteli bile unuttum . Ama T-bone station diye bir restoran vardı hemen dibimizde mesela , onun etinin tadını hiç unutamadım . Sanki bu akşam yemeğinde yemişim gibi tadı aklımda , damağımda …

Neyse daha önce söylemiştim . Gezi yazılarında kötüyüm diye . Yer tarifi konusunda zaten doğuştan sıfır yeteneğim . Mesela bir tatilcinin başına gelebilecek en kötü ‘yol tarif edici’ insanımdır.

O nedenle yer bildirimini geçeyim direk tecrübelerimizle konuya devam edeyim ki bizim yaptığımız hataları yapmayın . Örneğin kendinize çok güvenip ‘ ne taksisi yaaa ,bak haritada tren istasyonu bu yolun devamında , yürürüz ‘demeyin . Hele hele bunu sabahın erken saatlerinde aç karınla sakın yapmayın . Sonra bir bakmışsınız Roma’dan çıkış tabelasına doğru yürüyorsunuz. Geçtiğiniz yollarda tek bir insan evladı yok . Vızır vızır arabalar var .

Açlık , sıcak , kucakta bebe derken tatilin o  kısımlarını tamamen silmiş beynim . Sanki Çanakkale – İstanbul arasını otoban kenarında yürüyor gibiydim . Benzin istasyonu bile yoktu . Ayy hiç bir şey yoktu . Sonra az gittik , uz gittik tam pes ettik derken tren istasyonuna benzeyen bir yer bulduk . Ama bir tek biz varız . Ben ,kahraman Memo ve nohut kız Buse . İstasyon terk edilmiş gibi . Kendimi ‘Resident Evil’ oyununun içinde  gibi hissettim ( ne oyundu be ) . Birazdan tren gelecek tam biz binerken bir zombi beni ayak bileğimden yakalayacaktı… derken gayet eski ama kullanılır durumda bir tren geldi .

O duraktan o durağa derken Flamingo diye bir yerden Termin’e geldik oradan da metro ile Kolezyum (Collesium)’ a gelmeyi başardık . Bisiklet kiralayacağımız yer olan Bici-Baci ‘nin olduğu yere yani .

IMG_1673

Bir heyecan bizde, anlatamam . Yine Memedim ,Memedim aslan Memedim bizi telefonuna yüklediği bir program sayesinde Bici-Baci’ye  kadar götürmeyi başardı . Ama yanlış Bici- Baci’ ye gelmişiz.

IMG_1482

IMG_1483

 

Bizim geldiğimiz Bici- Baci meğer sadece motor kiralıyormuş . Sağ olsun orada ki abilerimiz amcalarımız o semtin kırk yıllık çocuğuymuşuz gibi bize tarif ettiler bisikletçi olan tükkanlarını, birde elimize bir harita tutturdular.  Açlıktan önce haritayı sonra birbirimizi yeme raddesine gelince taksiye binelim dedik . ( lanet olsun  1 Türk lirası X  3 = 1 yuro adaletsizliğine ) .

IMG_1511

 

IMG_1512

 

Sonunda doğru yerdeydik . Hemen bisikletlerimizi kiraladık . İnanılmaz yardımcı olan , son derece güler yüzlü bir ekip çalışıyor Bici-Baci ‘de .Çok kısa sürede işlemlerimizi halledip son derece rahat bisikletlere kavuşturdular bizi. Mehmet bana kıyak geçerek elektrikli  bisiklet seçti benim için . ( yokuşlu ,dar Roma sokakları için bulunmaz nimetti. ) . İki bisiklete tam gün için sanırım 30 Euro  ödedik .

IMG_1519

IMG_1503

IMG_1506

 

Arkadaşa sormadan ,izin istemeden fotoğrafını da paylaştık ama . Keşke onun yüzüne yıldız koysaydım 😀 . Ayıp olmaz inşallah .

Bisikletlerimize binip pedal çevirmeye başladığımız an her şeyi unuttuk , o yorgunluğu , gerilimi , şaşkınlığı.

Hatta kaç saattir aç olduğumuzu bile unuttuk . Kahvaltı saatini geçeli  uzun zaman olmuş . Bari öğlen yemeği yiyelim dedik ve gerçek bir İtalyan restorandı bulup kendimizi içeri attık .Eski , çok eski ve gösterişli bir bina.  Tam bir esnaf lokantası . Sulu yemek falan var .Nasıl gözüm döndüyse her gördüğümü söyledim 1 TL X 3 = 1 Euro ‘yu unutup .

Kendime geldiğimde susuzluğumu bastırmak için diğer tüm turistler gibi su yerine suyun  yarı fiyatının  bile altında olan  şarabı sipariş ediyordum .

Ne güzel yemek yedim , tatlımı söyledim falan derken ellerimi yıkamaya lavaboya indim , ellerime sıvı sabunu boca ettim yıkayacağım . O da ne? su akmıyor. Akamıyor . Musluğun çevirme kolu falan yok . Hiç bir şey yok . Allah’ım fotosellimi ki acaba diyorum , oraya buraya el sallıyorum yok bir damla su akmıyor . Bu başıma 3. kez geliyor. Kulaklarıma kadar kızardım sinirden , ağlayacağım . Hışımla çıktım lavabodan , koştum her şeyi bilen  adam Memo’ya  5 euroluk sudan söyle elimi yıkayacağım dedim .

‘5 yuroluk su ile elini yıkatmam sana ‘ dedi . ‘Git şimdi lavaboya , musluğun altında pedal var , ona bas, su akar  ‘ dedi, Her şeyi bilen adam Memo bir kez daha beni ezmişti .

IMG_1137

IMG_1531

Karnımız doyup keyfimiz yerine gelince asıldık pedallara ve düştük Roma yollarına . Sanırım hayatım en eğlenceli , en güzel bisiklet gezintisiydi . Tiber nehrinin oralarda bisiklet ile dolaşmak , Roma’nın ara sokaklarında pedal çevirmek ne büyük şans . Bütün gün gezindik .

Bisiklet ile gezerken çok daha fazla ayrıntıyı görebiliyorsun .Mesela ben yolumuza çıkan hiç bir kitapçıyı es geçmeden ocağımıza incir ağ.. yok yok kitap ucuzdu ( Mehmet bu satırı okuyorsan lütfen gülümse) .Yani gerçek anlamda sudan ucuzdu ( ya 500 ml’lik  bi su nasıl 3 Euro olur , Allah’tan her yer çeşmeydi 😀 )

Bir gün önce Vatikan’ı görmek istemiş ama kalabalıktan fırsat bulamamıştık . Bisiklet ile Vatikan’ın çevresine gelince şansımızı denemek istedik , Roma’ya kadar gelip ‘Pieta’ yı görmemek büyük talihsizlik olurdu . Ve sanırım şans bizden yanaydı , kısa sürede içeri girebildik. Kısıtlı bir vakitte hızlıca ama hayran kalarak gezdik .

IMG_1376

 

IMG_1331

 

IMG_1601

IMG_1602

Düğün fotoğrafı için popüler bir yer sanırım Vatikan’ın bahçesi .

Biz ertesi gün çok erken bir saatte  Roma tatilini sonlandıracağımız için bisikletleri Bici-Baci’nin kapanış saatinden önce teslim etmek zorunda kaldık. Ama hiç istemeyerek . Bisiklet bambaşka bir özgürlük , bambaşka bir keyif. Halen söylüyoruz son güne bırakmayacaktık bisiklet işini diye . Ama bu tecrübe oldu tabii ki .

Bu arada Bici-Baci’nin ( biliyorum bir daha cümle içinde  Bici-Baci yazarsam  beni vuracaksınız) alt katında Vespa  müzesi var . Eğer bisikletinizi Bici-Baci’den ( bu son kullanışımdı ) kiralarsanız mutlaka o minik ve keyifli müzeyi gezin .

IMG_1621

IMG_1629

IMG_1633

 

IMG_1648

 

IMG_1615

Günün sonunda ailece bu durumdaydık . Ama bir şehrin sokaklarını iki teker üzerinde arşınladığımız için mutluyduk .

Dilerim gönlünden geçen ve bu yazıyı okuyan herkes bu rüya şehri görme imkanını bulabilir.

Sevgiler .

 

serrafun

İşte bunlar hep can sıkıntısı

2 Comments

  1. Bu yazı da fotoğraflar da hiç bitmesin istedim. Sesli gülünce Osman “niye gülüyorsun?” diye sordu ben de “Serra yeni yazı yazmış ona güldüm” dedim. Yoksa Çanakkale-İstanbul yolunda, yolun kuş uçmaz kervan geçmez bir yerinde benzinimizin bittiğini ve yaşadığımız ufak macerayı hatırladığımı ve ona güldüğümü söyler miyim hiç?! Ah o köhne ve kimsenin gitmediği benzin (tren) istasyonları iyi ki varlar
    Ay bi de sen yolları unut ama etin tadını unutma! algıda seçicilik, damak hafızası diye buna denir.
    Dur, takdirimi de sona eklemeden yorumumu sonlandırmayayım. Biz pazara giderken Alya ile ne yaparız diye düşünen insanlarız ayol, ne Roma’sı!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.