saKın KımılDama

 

IMG_6489.JPG

Bazı kitaplar vardır, daha ilk cümlesi ile içinize işler . Satırları okurken yutkunmakta zorlanırsınız . Sayfalar ilerledikçe ağlamak istersiniz ama bir damla gözyaşı bile akıtamazsınız. Ama içinize damla damla akar, işte Margaret Mazzantini ‘nin Sakın Kımıldama kitabı insanın ruhunun en derin yerlerine erişebilen , içten içe ağlatan bir kitap.

Kitabı okudukça her sayfada hissettiğim acı sanki daha fazla arttı.

Margaret Mazzantini’nin  kalemine bir kez daha hayran kaldım . Bir kadının, bir erkeğin hatta bir babanın duygularını bu kadar güzel anlatabilmesine inanamadım .

Eğer  başarılı ama hayatından sıkılmış  bir cerrah olan Timoteo  ‘nin hikayesini başka bir anlatımla  okusaydım Timoteo’den nefret ederdim , İtalia’ya kızardım , bir ağız dolusu söylenirdim . Ama öyle olmadı ; ne  Timoteo ‘den nefret ettim  , ne İtalia’ya kızabildim .

Bu başka bir hikaye , bambaşka bir anlatım . Kitaptan o kadar çok satırın altını çizip defterime not ettim ki …Sadece defterime değil ruhuma yazdım .

Timoteo’nin bir baba olarak hissettikleri , bir aşık olarak hissettikleri , bir eş olarak hissettikleri …hepsi çok sarsıcıydı.

Uzun zamandır okuduğum en iyi kitaptı , en başarılı anlatımdı .

 

 

Margaret Mazzantini İtalyan bir yazar , daha önce ‘Sen Dünyaya Gelmeden’ kitabını okumuştum ağlaya ağlaya , hatta hem ağlayıp hem okuduğumu gören Mehmet kitabı elimden alıp ‘okuma madem ‘ demişti . Eski yazılarımda o  kitaptan bahsederken yine ‘bazı kitaplar yüzünüze tokat gibi çarpar ‘ diye başlamışım . Kesinlikle Margaret Mazzantini bunu çok iyi başarıyor.Yönetmen olan eşi ise kitapları filme uyarlayarak  aynı etkiyi yapıyor.

Sakın Kımıldama aslında bakılınca pek kabul edilebilir olmayan bir aşk hikayesi . Timoteo ünlü ve başarılı bir cerrahtır , bir gün haftada bir kaç gün kaldığı sahil evine eşinin yanına giderken arabası bozulur ve yardım için bir banliyöde bulduğu  eski , izbe  bir cafeye  girer  . Bir tamirci bulmak için çalışan bir telefona ihtiyacı vardır ama o eski cafede çalışan pek bir şey yoktur . O sırada İtalia’ya rastlar  ve  İtalia’nın  ‘evimde ki telefonu kullanabilirsin ‘ yardım teklifini kabul eder ve İtalia’nın  kocaman bir site inşaatı arasında kalan minicik , eski gecekondusuna giderler. Ve bütün her şey burada başlar . Ve çok acımasızca başlar ve yine büyük bir hüzün ile biter . Timoteo için aslında hiç bitmemiştir çünkü onda çok derin izler bırakmıştır . Ve bir gün bu hikayeyi birine anlatmak zorunda kalır.Kendi öz kızına . Bir gün trafik kazası geçirip ağır yaralı şekilde kendi çalıştığı hastaneye  getirilen on beş yaşında ki kızı Angela’ya …

Timoteo  kızını ölümün elinden alabilecek tek şeyin on altı yıl önce biten bu hikaye ile yüzleşmek olduğunu düşünür.

IMG_5707

Kitap elimde olduğu süre boyunca , hatta bittikten uzun bir süre sonra bile İtalia için çok üzüldüm . Çaresizliği , yalnızlığı , ezilmişliği o kadar büyüktü ki… Hep İtalia yanımda olsaydı ona sıkı sıkı sarılırdım dedim . Kitabın tek kaybedeni İtalia , hiç bir zaman kazanamayan italia , hep bir şeylerini kaybeden İtalia. Canım İtalia ….

İtalia ‘ya o kadar bağlanmıştım ki onun tüm kitap boyunca en mutlu olduğu sayfaya gelince durdum .Aynı sayfayı tekrar tekrar okudum . Bir tabak domates soslu spagetti her şeyi değiştiriyordu. Sevdalı kadın İtalia’nın bir süre daha mutlu olmasını , Timoteo’nin  bu çirkin ama uysal kadına aşık olmasını sağlıyordu. Hatta onu sevmesini .

 

IMG_5694

IMG_5690

Kitapta etkilendiğim  her cümleyi , her satırı not ettim . Birde ‘mutlaka spagetti yap’ notu düştüm . Acı çikolatalı ….

Timoteo ve İtalia arasında olan şey tamda bitter çikolata soslu spagetti gibiydi çünkü. Lezzetli , tatlımsı ama baktığın zaman  acı …

IMG_5712

 

İtalia’nın spagettisi bahçesinden topladığı domatesler ile yapılmıştı .

Ben ise bol domatesli , kıymalı ve bitter çikolatalı bolonez sos hazırladım . Çikolata miktarını doğru ayarlayınca sosun damakta bıraktığı tat çok lezzetli . Denemek isterseniz yapmanız gereken tek şey her zaman hazırladığınız kıymalı bolonez sosa 3 minik kare bitter çikolata eklemek . Ama ‘ben hiç bolonez sos yapmadım ‘ diyenler için tarifim ;

Acı Çikolatalı Bolonez sos (2 kişilik)

  •  1 küçük boy kuru soğan
  •  2 diş sarımsak
  • 2 adet sivri biber
  • 50 gr kıyma
  • 2-3 adet domates
  • 1 tatlı kaşığı domates salçası
  • Baharatlar (karabiber, pul biber – damak tadınıza göre miktarı ayarlayabilirsiniz )
  • 3 küçük kare bitter çikolata
  • 2 çorba kaşığı sıvı yağ + çok az tereyağı
  • bir miktar makarnayı pişirdiğiniz  su

^^Makarnayı pişirdiğiniz sudan bir bardak kadar ayırmayı unutmayın .

Derin bir tencerede kızdırdığınız yağda ince ince kıydığınız soğan ve sarımsağı güzelce kavurun . Soğanlar pembeleşmeye  başlayınca kıymayı ekleyin . Ezdirerek (kıyma topaklanma yapmaz) kıymayı güzelce pişirin . Küp küp doğradığınız domatesleri ve salçayı ekleyip karıştırmaya devam edin , daha sonra makarnayı pişirdiğiniz sudan bir miktar sosun içine  ekleyerek sosu biraz seyreltin ve baharatlarını ekleyin . Ocağın altını kapattıktan sonra çikolata parçalarınızı ekleyin .

Afiyet olsun …

IMG_5722

 

En sevdiğim cümleler defterde kalmasın istedim ;

^ ‘ – Beni asla affetmeyeceksin öyle değil mi ?

– Bizi tanrı affetmeyecek … ‘ ^

^^ ‘ Beden zihnin kıvırdığını sevebilir mi Angela ? Şehre döndüğümde bunu soruyordum kendime . Bir keresinde nezaket gereği bir kilerinde duran , kabuğu küften kararmış ceset gibi kokan özel bir peynirden tatmıştım ve hayretler içinde peynirin içinin hem çok yoğun hem de çok seçkin bir tadı olduğunu keşfetmiştim .’ ^^

^^^ ‘ Gel ve bak bana … İçimde ki şu boş sandalyeye otur ve bak bana … Sakın kımıldama … Bir şey söylemek istiyorum . Ne olduğunu söylemek istiyorum . Geri dönüp arkamda bıraktığım izleri sürdüğümde neler olduğunu … Dön … ‘

^^^^ ‘ Seni seven kişi daima vardır  Angela , seni tanımadan önce de vardır o …’

Ve daha fazlası için kitabı mutlaka okumalısınız ve hemen ardından Penelope  Cruz’un oynadığı ve oynarken kendini aştığı filmi mutlaka izleyin . Penelope Cruz’un nasıl bu kadar çirkinleştirilebileceğine inanamayacaksınız  . Ve ‘Sen dünyaya gelmeden’ in aksine  bu film harika bir uyarlama olmuş ( yönetmenleri aynı olmasına rağmen ) . Her sahne , her şey kitabına uygun 😉 italia ‘nın evini görünce inanamamıştım . Hatta bence önce filmi çekip sonra kitabını yazmışlar dedim . Ama ufak bir ayrıntı ; net olarak filmi izleyebileceğiniz bir site yok . Genellikle hep düşük kalite :(

Filmi izlemeye karar verirseniz mutlaka ama mutlaka yanınıza bir paket peçete alın .

 

 

 

 

 

admin

One Comment

  1. Harikasın Can’ım benim. Kitap ve yemek . Roman ve tarif muhteşem bir sentez : İç içe ayrık otlar gibi yabani ve sırnaşık

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.