Tam ‘ Bundan sonra her ay bir yemek kitabımı blogda yazmalıyım . ‘ dediğim hafta Ece Zaim’in yemek kitabı çıktı ve ben hiç vakit kaybetmeden kitabı aldım . 2016 yılının ekim ayıydı . Ve ben o günden beri kitabı elimden bırakamadım . Bu süre boyunca araya çok kitap girdi ama hiçbiri Açık Mutfak ‘ ın yerini alamadı .

Yemek kitaplarını blogda yazmadan önce onlarla uzun zaman geçirmeyi seviyorum . Önce kitabı sindirmeye çalışıyorum , hangi tarifler var , benim için yapılabilir ne kadar tarif var , fotoğraflar beni mutlu ediyor mu ? tarifler ile fotoğrafları uyumlu mu ? …

Fotoğraflara tekrar tekrar bakıyorum , ilk heyecanla merak ettiğim tarifleri okuyorum , sonra bütün tarifleri … Sonra en çok ilgimi çeken tariften başlıyorum denemelere ve kitaptaki tariflerin yaklaşık olarak yarısını denedikten sonra yazıp yazmamaya karar veriyorum . Açık Mutfak kitabını yazmaya kitabı elime ilk aldığım an karar vermiştim . Tariflerin yarısını denedikten sonra yazmak gibi hedefim vardı ama hep bir tarif daha dedim . Sonuç olarak 93 tarif denedim , bazılarını tekrar tekrar yaptım , halen yapıyorum . 105 tarifin tamamını denemeden kitabı elimden bırakmayacağımı biliyorum .

Ama Açık Mutfak kitabında durum biraz farklı oldu , kitabı elime daha ilk aldığım anda çok sevdim . Mutlaka paylaşmalıyım bu kitabı dedim . Önce hızlıca tariflerin arasında gezindim sonra yavaş yavaş , sindirerek okumaya başladım . Bir yandan hangi tarifleri deneyeceğime karar vermeye çalışıp ufak ufak notlar aldım . Ama bir baktım ben neredeyse sırayla her tarifi ‘denenecek ‘ olarak kaydediyorum . Bir çok tarif ya içinde ki malzemeden , ya adından ya da görüntüsünden dolayı bende inanılmaz bir deneme isteği uyandırdı . 105 tarif var ( badem sütü , hollandez sos gibi yan tarifleri sayınca 105 fazlasıyla geçiyor ) ve ben iki – üç tarif dışında hepsini denemek istiyorum. İstemekle olmaz bu iş kalk ve mutfağa gir artık dedim , kitabı koltuğumun altına kıstırıp mutfağın yolunu tuttum . İlk denediğim tarif ‘ döküm tavada sıcak kurabiye ‘ oldu . Tabii her zaman olduğu gibi yanında kafamı karıştıran yardımcım Buse vardı .

Bir yandan Buse’ye laf anlatıp bir yandan tarifi okumaya çalışınca yüzde yetmiş  oranında kakao içeren çikolata  kısmını sadece kakao olarak okuyup 1 bardak kakaoyu karışıma boca edip çok farklı bir tat elde ettim . Ve bunu piştikten sonra fark ettim . Ama bu yanlış bana kitabı doğru kullanmayı öğretti , kitabın başında aslında bir kullanım kılavuzu vardı ama o kısmı okumayı sonraya bırakmakla hata yapmışım , ben yaptım siz yapmayın 😬 Çünkü Açık Mutfak tarifleri ciddi bir özen istiyor . Yani öyle elinize alıp ‘ Şimdi mutfağa giriyor ve ard arda bu üç tarifi deniyorum . ‘ diyebileceğiniz bir kitap değil . Denemek istediğiniz tarife karar verdikten sonra 1 gece önceden tarifi açıp okumalısınız , hatta en az 2 defa okumalısınız , işlem sırasını , miktarları ve ip uçlarını atlamamak için bu gerçekten şart ( tarifleri ilk defa deneyeceğim zaman işlem sırasını not alıyorum ve yine kitap ile beraber okuyarak yapıyorum )  . Ece Zaim her adımı o kadar ayrıntılı yazmış ki , sindirerek okuduğunuz sürece anlamamanız ya da hata yapma şansınız yok . Tarifler uzun ve ayrıntılı yazıldığı için ilk başta gözünüzü korkutuyor hatta bu algı ile işe girişince bir gözünüzde büyüyor ama yapıp bitirdikten sonra ‘ aslında ne kadar kolaymış ‘ diyorsunuz . Ben bir çok tarifi defalarca denedim ve hepsi 2. yapışımdan sonra son derece pratik ve zahmetsiz oldu . Mesela bu limon kremalı tartı  yapmadan önce gözüm korkmuştu ama sonra aslında o kadar zor olmadığını gördüm . Zaten o muazzam tat için çok zor olsa bile defalarca yaparsınız .

Denediğim 93 tariften beğenilmeyen tek tarif rokforlu armut çorbasıydı , sanırım benim biraz duru yapmamla ilgisi vardı ama onun dışında her tarif çok sevildi .

Davet sofralarımın da aile yemeklerimizin de favorileri oldular ve mutlaka üzerinde övgüyle konuşuldu 🙂

Malzeme konusu yemek kitapları için önemli bir konu . Malzemenin miktarı ve bulunabilirliği mühim mesele . Tariflerin çok büyük kısmı bulunabilir ve ulaşılabilir malzemelerden . Evet , ben uzun süre ördek aradım ya da ravent aradım , raventi halen bulamadım ama ördek ararsanız Beypiliç satıyor ( Beypiliç bayiilerinden sipariş ile getirtebilirsiniz) , çok lezzetli üstelik .  Bulunması zor malzemeler 105 tarifin sadece %10′ u kadarını oluşturuyor . Kaldı ki benim bir yemek kitabından beklediğim budur . Klasik tariflerin ve malzemelerin dışına çıkabilmeli yazar , cesur olmalı . Tersi olursa zaten bütün yemek kitapları bir birine benzer ve son derece sıkıcı olurlar . İşin bu tarafından bakınca Ece Zaim’ in tarifleri cesur ve sıra dışı . Özellikle dünya mutfağını bizim mutfağımız ile o kadar güzel uyumlandırmış ve birleştirmiş  ki … Benim için Simit ve Çaylı Creme Brulee ve Croque A la Turca  çok cesur ve sıra dışı bir tarifti mesela .

Malzeme listesinden bahsetmişken kitapta çok sevdiğim diğer bir güzellik ise kitabın sonunda bulunan indeks . Alfabetik sıraya göre tariflerde kullanılan bütün malzemeler listelenmiş ve yanına tarifin sayfa numarası eklenmiş . ‘ eeeee ne var bunda ‘ demeyin bu her yemek kitabında olmayan ama olduğu zaman işinizi çok kolaylaştıran bir güzelliktir . Mesela buzdolabını açtınız , kıyıda köşede kalmış bir miktar bal kabağı buldunuz ama ne yapacağınız hakkında hiç bir fikriniz yok , açıyorsunuz en sevdiğiniz kitabın indeksini , bal kabağı geçen tariflere şıp diye ulaşıp inceliyorsunuz ve en aklınıza yatan tarifi yapıyorsunuz . Ben genellikle pazarda bir an gaza gelip aldığım hiç bilmediğim malzemelerde yapıyorum bunu ; ışgın otu ,sayfa 305-306 ….

Kitaptaki özeni hemen anlıyorsunuz ,  fotoğrafların kalitesi , stili , çatal malzeme kombinasyonları … Fotoğrafta her ayrıntı için uzun uzun düşünüldüğü ve defalarca çekilip en iyi karenin yakalanmaya çalışıldığı o kadar belli ki , işte sırf bu yüzden sadece Havuç Çorbası Pollock tablosu gibi değil bütün fotoğraflar Annenkov tablosu   gibi , baktıkça mutlu oluyorsunuz .

Tariflerin ne kadar özenli hazırlanıp kitaba eklendiğini söylememe gerek bile yok . Ve bence bu  hiç kolay bir iş değil  . Bugüne kadar kitaptan 93 tarif denemiş bir okuyucu kişisi olarak söylüyorum ; bu tarifleri ölçülendirmek , yapmak , fotoğraflamak ve sonra kitaba ekleyip yazmak hiç kolay değil . Eminim . Sadece Açık Mutfak için değil özenli hazırlanmış bir çok yemek kitabı için geçerli bence bu . Sizi hiç üzmeyen ve ilk denemede bile çok lezzetli tarifler yakalamanızı sağlayan tarifler bu kitaba eklenmeden önce defalarca yapılarak birilerine denetilmiştir eminim ki 😬 Kaldı ki Ece Zaim bu konuda son derece mütevazı , takıldığınız her hangi bir şeyi sosyal medya hesabıdan sorduğunuzda çok kısa sürede size dönüş yapıyor . Samimi ve sıcak biri , bu kitaba  fazlasıyla yansımış .

Açık Mutfak kitabı sevdiceğe , yeni evliye , bekar mutfak meraklılarına , şef aşçıya , yemek kitabı tutkunlarına ( ben ben ben )  anneye , eşe , dosta kısacası herkese alınabilecek harika bir hediye . Yani ben kendim almasaydım ve bana biri hediye getirseydi mutluluktan gözlerim dolardı , böyle sanki karnımda kelebekler uçuşuyor gibi olurdu . Parasının karşılığını fazlasıyla veren bir kitap ( yemek kitapları genel itibari ile biraz yüksek fiyatlı ) içeriği 10 numara beş yıldız diye baskı kalitesini ötelememişler . Kağıdın dokusu , kapak tasarımı , dizgi herşey çok iyi hatta benim en sevdiğim şey kitabın ayracı 😀

Benim için bütün yemek kitaplarım özel , hepsini seviyorum ama Açık Mutfak başka bir yerde 🙂

Açık Mutfak kitabı sizi mutlu eder . Her tarifiyle hemde .

Kitaptaki bütün tarifleri denemeyi kafasına koymuş olan bir tek ben değilimdir eminim .

Haaa birde tarifleri denerken arka fonda Tom Odell çalsın 😉

Yazar

4 Yorum Var

  1. Gece gece ne ettim yarebbim, çok ağır geldi bu post uyutmayacak beni:)
    Aklımda o meşhur brownie nin tadi, bu tariflere kafayı takan o tatlı kişinin de arkadasım olmasına şükür ile kapatıyorum gözlerimi 🙂

  2. Süpersin Serracım!seni ayakta alkışlıyorum, azmin, çalışkanlığın, tutkuna dört elle sarılışın, tüm engellere rağmen (malzeme eksikliği bir yana, çocukların kafa karıştırması en büyük engel) vazgeçmeyişin ve özenle hepsini denemekle kalmayıp, üstüne bir de fotoğraflayıp,düzenleyip, yazısını yazarak paylaştığın için. Bak ben yazarken yoruldum. Kitaptan denediğim tarifler iki elin parmaklarını bile geçmezken, seni takdir etmemek mümkün değil. Bence zaten bu kitap senin için yazılmış. Ve senin gibi hakkını verebilecekler için. Asla denemeyeceğin o birkaç tarifi merak ettim ben bak şimdi. Bir de fotoğraflarda baklava pastayı göremedim, yoksa hala bekleniyor muyuz?

    • admin Reply

      Yaaaa Gamze bu nasıl güzel bir yorum , neler yazmışsın . Tekrar tekrar okudum , her defasında daha çok gülümsedim . Birde nasıl gaza geldim anlatamam . Çok tatlısın , çok teşekkür ederim baklavalı pasta için halen seni bekliyorum , sensiz yapmıycam . Asla yapmam dediklerimden biri sosisli tarifti ( sosis beni çok rahatsız ediyor ) , çarkıfelek meyveli kutlama pastası ( malzemeyi bulamam diye ) ama yaptım , dışını yine de merengle kaplamadım , birde midyeli bir tarif , çünkü midye yapmaktan korkuyorum nedense

  3. Serra hn.bende sizi alkisliyorum..azminize hayran oldum..ece hn.gercekten cok sansli

Bir Cevap Yazın