Kategori

Çocuk Kitapları

Kategori

Bu kitap benim köpeğimi yedi

Çok eğlenceli ve dinleyen ( okuyan ) her on çocuktan onbirinin aşırının aşırısı sevebileceği bir kitap Bella’nın kitabı . Aslında göreceli şeyler için bu kadar iddalı kelimeleri kullanmayı çok sevmiyorum , çünkü arada illa ‘ biz hiç sevemedik ‘ cümlesi duyuyorum ama bu kitap gerçekten farklı .

Ben bir hayaletim

Hakkında çok fazla yazılması gereken , çok fazla konuşulması gereken ve herkese benimsetilmesi , öğretilmesi gereken konular var ; otizm gibi . Otizmin bir hastalık değil bir farklılık olduğunu herkese anlatmak , öğretmek gerek . Bu farklılığın parmakla işaret edilemeyeceğini , garipsenmeyeceğini , ‘ yoklar ‘ gibi davranayacağımızı öğretmemiz , öğrenmemiz gerek .

Ocak ayı & kitap listesi 

Defterler yetmedi , kitaplarımı uzun uzun not ettiğim defterler yetmedi . Bloga taştım .

2017 yılının her ayı okuduğum kitapları bloga , liste şeklinde kısacık not etmek yeni eğlencem .

Öyle uzun uzun değil , kısacık . Sevdim sevmedim diye . Zaten sevsemde sevmesemde bazı kitaplar kendini buraya uzun uzun yazdırıyor .

Vahşi Orman

img_0817

bu kitabı sevdim mi sevmedim mi halen bilmiyorum . Sanırım biraz hayal kırıklığı yaşattığı için çok fazla sevemedim demek doğru olur . Hayal kırıklığına uğradım çünkü kitabı kitapçıda gezinirken elime ilk aldığım zaman kapağına hayran kalmıştım . Karıştırınca içinde olan çizimlere de aynı şekilde . Hatta  eğer kitabın yazarı Colin Meloy alınmazsa bir şey demek istiyorum   bence kitabın çizimlerini yapan Carson Ellis ( ki yazarın eşi olur ) çok daha iyi bir iş çıkarmış .

img_3370

Kitap güzel , hatta uzun zamandır elime aldığım en özgün kitap baskısı diyebilirim . Hani biz çocukken bulmaca gazetelerinin sayfaları tırtıklı bir şekilde bir birine bağlı  olurdu da elini iki sayfanın arasına koyup yavaş yavaş yırtarak açardık ya işte kitabın sayfaları öyle .

Şair Kısakulak ve Çikolata Topları

img_2548

Çocuk kitapları okumayı sevdiğim için kendimi çok şanslı hissediyorum . Mesela eğer çocuk kitaplarını okumayı sevmeseydim Şair Kısakulak ve Şirin ile hiç tanışamayacaktım . Belki Yıllar sonra Buse okuyacaktı , elinde bu kitapla eve gelecekti ve bir koltuğa gömülüp bu kitabı okuyacaktı ve okurken kıkır kıkır gülecekti . O  zaman ilgimi biraz çekecekti , şöyle bir bakacaktım o kadar . Ama dediğim gibi ben şanslıyım ve Eva Furnari ‘nin bu çok ama çok fazla sevimli kitabını o zamanların gelmesini beklemeden okudum .

Gaston – bir karışıklık hikayesi

IMG_6753

Buse’nin bazı kitapları o kadar sevimli ki sanırım ondan daha çok ben seviyorum ve bazen ona değil de kendime okumak için elime alıyorum o kitabı . Gaston ‘da  o kitaplardan . Biraz Türk filmi tadında bir kitap olduğu için belki de bu kadar çok seviyorum . Türk filmi tadında diyorum , çünkü kahramanımız Gaston hastanede karışmış bir köpek yavrusu.   Gaston tüm farklılıklarına rağmen o kadar sevimli ki ben Gaston oyuncağı yapmaktan kendimi alamadım mesela 🙂

Parmak Boyası ile Buse Şehri

IMG_2600

Özgürce , hiç müdahale olmadan oynanan oyun kadar keyiflisi yok sanırım . Burada özgür olmak isteyen benim tabii ki .Buse’nin  sırtıma çıkıp bütün evi gezmek istemediği , misafircilik oynarken sıkıntıdan patladığım zaman kalkmak istediğimde bacağıma yapışıp zorla oturtmadığı , beni zorla doktor yapmadığı , pastacı hanım olduğunda bana yamağı gibi davranmadığı oyunları daha bi çok seviyorum 🙂 Özgür takılmak istiyorum , ama her zaman mümkün olmuyor.

Bahçıvan Köstebek ve Uçan Karınca Kıvırcık – ve Teraryum

IMG_5121

İtiraf edeyim bu kitabı ilk gördüğüm zaman kitabın bir çeviri olduğunu düşünmüştüm . Devamlı gittiğim kitapçıda acelem olduğu için ışık hızıyla kitaba göz gezdirip çok sevmiştim çizimleri . Konusuna , kahramanlarına ve yazarına bakmaya fırsatım olmamıştı . Ama çizimlere bayılmıştım . Koyu renklerin hakim olmasına rağmen kullanılan renk bütünlüğü  bana çok sıcak gelmişti, eee birde teknik suluboya olunca kitap zihnimin bir köşesine yazıldı.

Turuncu ve Komşu Teyze

IMG_4388

Çocukluğumun en tatlı anılarında hep komşularımız var . Çocuklarıyla oynadığım , oynarken bize salçalı makarna ve salçalı tandır ekmeği veren , kocaman kaselere taze meyveler doldurup ‘hadi yesenize’ diyen , ‘Serra , sende evine bakiim , bak ezan okundu hadi çocucuum ‘ diyen , yeni pişen elmalı kurabiyeden evimize  yollayan , evde biten acil ihtiyaç malzemesini bakkaldan önce kapısını çalıp isteyebildiğimiz , annemin anahtarı bıraktığı ya da bizi bıraktığı komşularımız …