Kategori

Yaşam

Kategori

Uçtu uçtu , kırkı uçtu

Pazarda parkta gezerken doğacak , bu gece doğacak , yarın kesin doğacak derken doğdu minik Gülce ‘ miz ve kırk günlük oldu . Ve biz gezenti bir aile olarak kırkıncı günümüzü üç ayrı kapı yaparak kutladık . Önce benim için yeri çok ayrı olan Dilek ablama gittik ( Buse kızın kırkını da onda uçurmuştuk , geleneği bozmayalım dedik . ) Gülce için çok şeker bir sepet hazırlamıştı . İçinde Gülce ve ablası Buse için hediyeler vardı . Ve minik kavanozlarda tuz , şeker , pirinç … Kırk uçurmanın olmazsa olmazı yumurtalarımız vardı , üstelik yumurtalarımızın her biri Dilek ablamın elinde birer sanat eserine dönüşmüştü 😀 Tüm aileyi çizmiş Dilek ablam . Bende o yumurta kabuklarına kıyamadım ve içine minik sukulentler diktim .

Kız  mı ? Erkek mi ? 

Bir önemi var mı ? Yani bebeğimizin kız yada erkek olmasının … bizce yoktu . Sağlıklı , hayırlı olması kafiydi bizim için . Cinsiyet en son merak edebileceğimiz şey olduğu için 2. Bebeğimizinde cinsiyetini öğrenmedik . Hayır , tabii ki merak etmedik . Eğer merak etseydik şimdiye kadar zaten öğrenmiştik .

Kazablanka

IMG_8748

Sonunda Marakeş’ten çıkmayı başardım yazılarımda 🙂 ve Kazablanka’ya geldim . Aslında Kazablanka’yı es geçebilirdim . Çünkü Fas’ın ruhu olan ,kendine özgü  şehirlerinden sonra Kazablanka bana o kadar sıradan geldi ki , hatta bir ara tatillerde hiç yapmadığım şeyi yaptım ve bıdı bıdılandım ‘ buraya gelmeseydik de  olurdu , tatil yapmaya gelsem hadi neyyyseee ama yani deniz dediğin , kumsal dediğin  bizde de var ‘ Aslında sonra biraz hata yaptığımı anladım , keşke Kazablanka’nın tadını Mehmet ve benim sevebileceğimiz gibi çıkarsaydık diye . Ama işte tur olunca bazen olmuyor öyle 😀

No:22 – Gamze Bursa

IMG_5448

Ramazan ayının en mutluluk verici yanlarından biridir sanırım kalabalık iftar sofraları . Herkesin aynı anda masada yerini alması ve topun sesini beklemesi . ‘Allah kabul etsin’ duaları ile açılan oruçlar , ‘şükür’ cümleleri … masada olan herkesin çocukluğunun ramazanlarından kalan anılarını anlatması , çatal kaşık seslerine karışan ‘çorbada iyi geldi ‘ , ‘ tuzu uzatır mısın’ , ‘biraz daha pide alabilir miyim ‘ sesleri… ‘Ne gerek vardı bu kadar şeye bir çorba bir pilav yeterdi’ yorumları ev sahibinin ‘ ben bir şey yapmadım ,sofra Ramazanın bereketi işte ‘ karşılıkları …Bereketli Ramazan sofraları …

Natürel Fırçalar

IMG_6507

Benim için ilkbaharın yeri hep ayrıdır. En sevdiğim mevsimdir. Ne çok sıcaktır , ne de çok soğuk . Yağmuru bile güzeldir. Toprağa düştü mü mis gibi kokar o damlalar ve size hep geçmişte kalmış güzel bir anınızı hatırladır.

Etrafı bir renk cümbüşü sarmıştır. Yeşiller , pembeler , morlar ,sarılar …

Ve kokular , baş döndüren ,insanın içini cıvıl cıvıl yapıp enerji yükleyen kokular. Güller , hanımelleri , yaseminler , iğde çiçekleri , mürverler en güzel bu mevsimde kokar .Baktığınız her yerde öbek öbek çiçek vardır ve balkonlar sakız sardunyadan geçilmez ….

Parmak Boyası ile Buse Şehri

IMG_2600

Özgürce , hiç müdahale olmadan oynanan oyun kadar keyiflisi yok sanırım . Burada özgür olmak isteyen benim tabii ki .Buse’nin  sırtıma çıkıp bütün evi gezmek istemediği , misafircilik oynarken sıkıntıdan patladığım zaman kalkmak istediğimde bacağıma yapışıp zorla oturtmadığı , beni zorla doktor yapmadığı , pastacı hanım olduğunda bana yamağı gibi davranmadığı oyunları daha bi çok seviyorum 🙂 Özgür takılmak istiyorum , ama her zaman mümkün olmuyor.

Bisiklet ile Roma

Eğer bu yıl ki tatil planlarınız arasında İtalya varsa ‘Gidince Yapılacaklar Listesi’nin başına ‘bisiklet ile  gezmek’ maddesini mutlaka ekleyin .

Neredeyse tam 1 yıl önce ‘benim için ‘ rüya ülke olan İtalya’ya gitmiştik. İlk önce Venedik gibi  büyüleyici bir şehri gezip oradan Roma’ya geçmiştik .Uzunn bir şehirler arası  otobüs yolculuğuydu. Arada geçen yol boyunca harika yerleşim yerleri ve bağlar görüp izlediğim onca İtalyan filmini anımsayıp  , o filmleri izlerken içimden geçirdiğim tek şeyi geçirdim tekrar; ‘ burada yaşamak isterdim ‘.

Ama tabii ki hayaller Roma , gerçekler Karacaören . ( o bile olamadı iyi mi 😀 )

IMG_1230