Soğuk bir kış gününde Çanakkale sokaklarını adımlarken bir anda kendimi en sevdiğim dükkanlardan birinin önünde buldum ; Dada tasarım : İlk önce şirin mi şirin bir çocuk atolyesi iken şimdilerde el işliği ve sanatın bir arada olduğu , aşık olunası tasarım ürünlerin satıldığı çok şık bir dükkandır kendileri .
İşte o soğuk günde o sıcacık dükkana girince gözüme ilk çarpandı asma dalından kulpu olan , nev-i şahsına münhasır cezve . Ben cezveyi elime almış ve aldığım an tutkuyla bağlanmışken , güler yüzlü bir kız yanıma yaklaşıp ; ‘Seramik kısmı el yapımı , biz sadece kulp taktık ‘ dedi . Cezvenin altında minicik bir güneş vardı sadece . Kim yaptı diye sorduğumda ‘Barbaros tarafında seramik atölyesi olan bir arkadaşımız yapıyor ‘ demişti . Aklıma ilk gelendi , gidip bu atölyeyi bulmak . Ama o an aklıma ilk geleni yapmak , bir yıldan uzun sürdü , ta ki dostluğunu , muhabbetini çok sevdiğim kankitom Bengi Su bana Dada tasarımdan hediye aldığı fincanlarla gelene kadar .

 

 


Artık bu fincanların kaynağına gitmek gerekiyordu .
Ve bende gittim .
İyi ki gitmişim ve Ece ‘ yi tanımışım . Koca bir ceviz ağacının altında ki atölyesine adımınızı attığınız an sizi pozitif bir enerji sarıyor . Sizi son derece güler yüzle karşılıyor Ece ,  ve kendi elleri ile yaptığı fincanlarda kahve ikram ediyor . Siz atölyede bir yandan kahvenizi içip bir yandan da rengarenk seramikler arasında kendinizi kaybederken o tatlı tatlı konuşup anlatıyor ve hiç durmadan bir şeyler üretiyor . O anlatırken ben bunları daha fazla kişiyle paylaşmalıyım ve bloga yazmalıyım dedim . Buna Ece’de ‘ bence de çok güzel olur ‘ onayı verince , bugüne kadar yaptığım en akışkan brownieyi yapıp Ece’nin atölyeye gittim . Saatlerce sohbet ettik . Seramik ile tanışmasını , nasıl hayatının en büyük parçası olduğunu anlattı son derece içten bir şekilde .

 

 

 

 

 


Sonra bir avuç çamur ile tornanın başına geçti ve bir şeyler üretmeye başladı , sanırım onu tüm gün boyunca en mutlu orada gördüm 🙂

 

 

 

 

 

 

 

 

Ece , Çan’da başladığı seramik eğitimini Çanakkale ‘de devam ettirmiş ve kısa süreli olarak ‘eğitim hayatımın en güzel yılıydı ‘ dediği Selanik’e gitmiş . Şimdilerde yüksek lisans yapıyor . Yani , Ece üretmeye doymadığı gibi öğrenmeye ve okumaya da doymuyor 😉

O kadar güzel bir enerjisi var ki Ece’nin , daha ilk merhabadan sonra yıllardır tanıyor gibi hissediyorsunuz . Çocuklarla iletişimi çok güzel . Buse kreş dönüşü aramıza katılacaktı 🙂 sıkılır , ‘ hadi gidelim ‘ diye tutturur ve bi beni oturtturmaz diye düşünürken , eve dönmek için Buse’yi çok zor ikna ettim . Ece’yi ve atölyesini çok sevdi . Bence Ece çocuklar için kısa süreli atölye çalışmaları yapmalı . Katılan çocukların eve çok mutlu döneceklerine eminim .

 

 


Sadece çocuklar için değil , biz analar içinde yapmalı atölye çalışmaları 😀

Ece’ nin elinden çıkan fincanlar o kadar ergonomik ki , kahve içerken en çok keyif aldığım fincanlar onun elinden çıkanlar . Yaptığı her şeye hayranım , tabaklarına , kaselerine , yağdanlıklarına … ama özellikle lavabolarına .
Genellikle ‘ bana Gülben Ergen saçı yaptıktan sonra Ebru Gündeş makyajı yap’ olayını çok sevemese de gösterdiğiniz , istediğiniz her şeyi yapıyor . Ben mesela düzenli olarak kendisine fotoğraf atıp ‘Ece bana bu filtre kahve şeysinden yapsana ‘ , ‘ Ece ben bu kaşıklar gibi istiyorum ‘ , ‘ Ece , bak bi şu saksılara , bunlardan yapsan keşke bana ‘ diyorum .

 

 

 

 

 

 

 

Yaptığı her şeyde görünmese de o kadar çok emek var ki , ufacık bir fincan dahi kullanılır hale gelebilmek için bir çok aşamadan  ve uzun bekleme sürelerinden geçiyor . Seri üretime , düşük işçilik maliyetlerine ve hızlı tüketime o kadar çok alıştık ki , zanaatkarların elinden çıkma bu sabır ve emek isteyen şeyleri çok düşük fiyatlara almak istiyoruz . ‘Ama çok poholuu’ Ece’nin en çok duyduğu cümle , ama o hiç bir şeyden şikayetçi değil . Hatta ‘bir gün bir bayan ( ben halen bayan yerine ‘kadın’ ı kullanamıyorum ) fincanlar için fiyat alıyor , önce teşekkür ediyor ama sonra ‘ bir fincan için bu parayı isteyip sonra nasıl rahat edebiliyorsunuz ‘ gibi komik bir mesaj atıyor Ece’ye . Ama o bunu bile çok  eğlenceli anlatıyor .

Ben açıkçası emeğinin karşılığını istediğini düşünüyorum , üstelik öyle yüksek fiyatlarda değil , sadece ruhsuz , bir birinin aynısı , fabrikasyon yapımı , altılı fincan takımını 19.90 ‘a gördüğümüz için aynı fiyatı Ece’nin fincanları içinde istiyoruz .

Ben kendi adıma çok mutluyum , genç nesilde , üretken ve tutkulu bir seramik sanatçısı tanıdığım için . Eskiden Çanakkale seramikleri ile ünlüymüş ama artık eski ustalardan hiç kimse kalmamış . Hatta maalesef Çanakkale’de ki kil rezervleri kurumuş . ( Ece , kili Bilecik , Kınık’tan alıyor )

Elimizi attığımız her şeyin fabrikasyon ya da birbirinin aynı olduğu zamanlarda , ustalık gerektiren el emeği güzelliklere çok ihtiyacımız var . Hele hele Ece gibi güler yüzlü , bir kahvenin kırk yıllık hatırının olduğunu unutmayan esnaflara daha çok ihtiyacımız var .

 

 

 

 

 

 

 

Bütün evimizin lavabolarını Ece’nin elinden çıkan harika lavabolar ile değiştirmek istiyorum mesela . Hatta gittiğim her evde Ece’ nin lavaboları kullanılsın istiyorum . O derece sevdim lavabolarını 😉

 

 

 
Özellikle yolu Çanakkale’ye düşenlerin mutlaka uğraması gereken bir atölye burası . İlla bir şey almak için değil , Ece’nin tatlı muhabbetine müdahil olmak için , bir fincan kahvesini içmek için uğrayın . İçiniz açılsın diye , günün geri kalanını pozitif geçirmek için uğrayın . Varsa , minicik minnoşlarınızın ayak izlerini saklamak için uğrayın .

 

 

 

 

 

 


Çanakkale’ye yolunuz düşmezse Ece Güneş’in instagram yada facebook hesabını ziyaret ederek oradan iletişime geçebilirsiniz . Bir kahvesini içemeseniz de , bir fincanında kendi kahvenizi içebilirsiniz. Ya da belki sahil tarafına inersiniz , Marmaris ‘ e kadar uzanırsınız , o zaman sevimli bir dükkanda karşınıza çıkabilir Ece Güneş seramikleri .

Ece’yi atölyesinde ziyaret etmek isterseniz diye adresi buraya bırakıyorum 🙂

Şehit Gürol Caddesi 16

17020 Barbaros Çanakkale

Türkiye
 

Yazar

3 Yorum Var

  1. Ece Güneş hanımı ürettiği birbirinden güzel sanat eserleri için kutluyorum. Bu güzellikleri görüp tüm içtenliğin ve sevgi dolu kalbinle bizlere ulaştırdığı için seni iki kez kutluyorum. Sevgilerimle

  2. Ece Güneş hanımı ürettiği birbirinden güzel sanat eserleri için kutluyorum. Bu güzellikleri görüp tüm içtenliğin ve sevgi dolu kalbinle bizlere ulaştırdığı için seni iki kez kutluyorum. Sevgilerimle

  3. Senin Instagram hesabından biliyorum yaptıklarını, gerçekten harika! Seramikle birazcık uğraştığımdan ne kadar zahmetli olduğunu biliyorum. Tornaya hiç oturmadım (Kapadokya’daki turistik hikaye hariç). Bir gün belki onu da denerim. El emeği hep değer kazansın istiyor insan, 10 tane alacağıma 1 tane alayım ama el emeği olsun.

Bir Cevap Yazın