1- BENİM BABAM ÖMÜR ADAM

Küçük bir çocukken bir çoğumuzun en çok istediği şey bir bisikletti . Genellikle karne hediyesi olurdu , bütün bir dönem,  yaz boyunca bisiklet sürebilmek hayaliyle çalışırdık . Tıpkı Fiko gibi . Ama o karneyi iyi getirmek için değil babasının emanet ettiği mor kuşağı kaybetmemek için çalışır 🙂 .

Fiko , bütün bir yaz bineceği bisikletin hayalini kurmaktadır . Bu hayalin gerçek olması için önce bir bisiklete ihtiyacı vardır . Ama o bisikletini sürekli bir yerlerde unuttuğu vesonunda  kaybettiği için babası ona yeni bir bisiklet almaya yanaşmaz . Fiko tüm ısrarına rağmen babasının ikna edemez ve hayal kırıklığına uğrar . Babasıda bu duruma dayanamaz ve Fiko’ya bir teklif sunar ; Fiko’ ya emanet ettiği mor kuşak  2 hafta boyunca kaybolmazsa bisikleti alacaktır . Artık Fiko’nun işi çok zordur , evet bir kuşağa sahip çıkmak hiç kolay   değildir . Peki Fiko 2 hafta boyunca mor kuşağa sahip çıkarak bisikleti kazanabilecek mi ?

Gerçekten çok sıcak , içten bir anlatımı var kitabın . Ama ben yazarın dilinden anlatılandan çok kitabın kahramanının anlatmasını daha çok seviyorum . Daha samimi oluyor ve konunun içine özellikle çocukları daha kolay çekiyor . Keşke bu tatlı hikayeyi Fiko anlatsaymış bize .

Yazar : Ömer Açık  , Kapak Resmi : Sedat Girgin

Günışığı yayınları , 9 yaş üzeri

140 sayfa

 

2-  ROSROS İLE ZENZEN

Rosros bey ve Zenzen hanım birbirlerinden habersiz , yalnız başlarına yaşamaktadır . Her ikiside kocaman kınaklarda tek başına yaşar ve hiç kimseyle görüşmez , evden dışarı çıkmazlarmış . Öyleki , her ikiside insan dilinde konuşmayı unutmuş . Zenzen hanımın Bitbit ile Gitgit adında iki sadık köpeği varmış ve sadece köpek dilinde konuşabiliyormuş . Rosros beyin ise Pıtpıt ile Çıtçıt adında iki çalışkan kedisi varmış ve Rosros beyde sadece kedi dilinde konuşabiliyormuş. Bir gün insan dilinde konuşabilen bu iki kedi ve iki köpek tanışıp arkadaş olur , ve sahipleri Rosros hanım ile Zenzen beyinde tanışmasını isterler ve onların tanışması için ufak bir plan yaparlar .

Filiz Özden ‘i okumayı çok sevsemde , bu kitabında sevemedim . Çizimler çok sıcak , çok sevilesi ama hikayaye sevmem için yeterli olmadı maalesef.

Yazan : Filiz Özdem  ,  Resimleyen : Buket Topakoğlu

Yedi –  on yas arası , 41 sayfa , Yapıkredi yayınları

 

3- KİRPİ

Bir ‘ karşıdan karşıya geçme ‘ hikayesi …   Ama o kadar basit değil 🙂 Yine çok sevimli bir hikaye .

Azmi 5A ‘nın çiçekli bahçesinde 3 kardeşi , anne ve babası ile yaşayan meraklı bir kirpidir . Bir gün anne ve babasının bir konuşmasını duyar , Beti teyzeleri karşıdan karşıya geçmeye çalışırken elim bir trafik kazasında can vermiştir . Azmi buna çok üzülür ama çok merak ettiği , görmek için can attığı yolun karşı tarafında ki parka gitmenin güvenli bir yolu olduğunu düşünür . Ve azimli Azmi hiç pes etmeden parka giden en güvenli geçişi bulmaya çalışır . Ve bunu yaparkende bazı badireler atlatır .

Kipri özellikle 9 – 10 yaş çocukları kıkır kıkır güldürecek bir kitap . Çizimlerini çok sevdim . Azmi’nin kendisine inanması , vazgeçmemesi ve güvenli bir yol bulmak için çabalaması çocuklara ‘kolay vazgeçmemek ‘ adına çok güzel mesajlar veriyor , üstelik bunu göze sokarak parmak sallayarak değil çok içten anlatarak yapıyor .

Yazan : Dick King-Smith , Resimleyen : Ann Kronheimer , Kapak resmi : Chris Riddell

86 sayfa , Hayy kitap

 

4 – KAĞIT EV

Özellikle kitaplarını kimselere veremeyen , gözü gibi bakan ve onlara tutku ile bağlı , herkesin okuması gereken bir kitap . Ben severek okudum ama çok fazla etkilenmedim . Kısa olmasına rağmen çok akıcı gelmedi bana , ama konu çok özgün .

‘ kitaplara , okumaya ve aşka dair bir kitap …Kalın ciltlerin arasında saklanacak bir mücevher … ‘

Yazan : Carlos Maria Dominguez

Jaguar yayınları , 89 sayfa

 

5 – HAMPER’IN BÜYÜK KAÇIŞI

Sam ile Clare ‘ in bir kaç günlüpüne büyükanne ve büyükbabalarının evine giderler ve yanlarında çok sevdikleri hemstırları  Hamper’i de alırlar . Büyükbabaları Hamper’in evde dolaşmasına izin vermeyince Sam ve Clare Hamper’ın kafesini büyütmeye karar verirler . Buna Hamper’ın da çok sevineceğini düşünürler ama onları başka bir macera bekkemektedir .

Tam bir hafta sonu kitabı . Hayvanları çok seven ama onlardan korkan çocuklar için çok keyifli bir kitap .

” Cesur  olmak , korkmadığın anlamına gelmez . Cesur olmak , seni korkutsa da o şeyi yapmaktır .”

Yazar : Pippa Goodhart , Resimleyen : Caroline Holden

Martı yayınları , 47 sayfa , 8 yaş ve üzeri

 

6 – FİLLER ve KUŞLAR

Uzun süredir instagramdan takip ettiğim ve kitap seçimlerine , yorumlarına , fikirlerine bayıldığım canım Julia Ortay’ın ilk kitabı ‘Filler ve Kuşlar ‘ . İlk kitap için son derece başarılı bir dili ve anlatım gücü var . Okurken sıkmıyor .

Kendi otobiyografisini yazmış Julia bu naif kitapta ve genç kızken babasından gördüğü şiddeti saklamadan , çekinmeden anlatmış . Okurken kocaman bir yumru oturdu boğazıma . Ama tatlı sonla bitti kitap 🙂

Yazan : Julia Ortay

Cenevre fikir . Sanat yayınları , 176 sayfa

 

7 – ARNE’nin ADASI

Denizci Arne ve kurt köpeği Martha , ısız bir adada yaşamaktadır . Bir gün asanın sahiline vurmuş bir buz kütlesi bulurlar . İçinde bir şey vardır bu buz kütlesinin ve kütlenin içinde ki bir anda bütün adanın huzurlu sakşn yapısını bozacaktır . Sadece buz kütlesinden çıkan garip hayvan yetmezmiş gibi Pit ve Beule adında iki kötü adamda adanın huzurunu kaçırır . Arne ‘ nin adayı eski huzurlu haline getirmesi gerekmektedir . Ama nasıl ?

Çizimlerini çok severek aldığım bu kitabı sevemedim . Konu bütünlüğü yok , kurgu biraz kafa karıştırıcı ve yorucu. Ve kitap bitince ‘eeee’ diyor insan . Ama çizimleri gerçekten çok sevimli .

Yazan : Matthias Weinert , Resimleyen : Astrid Henn

Final kültür sanat yayınları , 93 sayfa

 

8- ÇABUKSIĞINLAR

Göçmenlik konusu son zamanlarda film ve kitaplarda çok fazla işlenen bir konu . Bence biraz farkındalık yaratmak ve empati kurabilmek adına olumlu bir durum bu . Ama her kitap çok güzel olmuyor . Çabuksığınlar bu konuda başarılı olanlardan . Çocuk kitabı olarak duyguyu verme konusunda yetersiz kalıyor biraz ama en azından bazı şeyleri sorgulamayı sağlıyor . Bir yetişkin olarak ise kitap göçmenlerle ve sığınmacılarla empati kurmayı sağlıyor . Okurken biraz hüzünleniyorsunuz . Çizimler ise çok ama çok iyi . Yazılı metni çıkarsak ve kitap sadece çizimlerden olsa  çok daha duygu yüklü olur .

Yazan : Jean – Claude Grumberg , Resimleyen : Ronan Badel , Çeviren : Simla Ongan

Yapıkrediyayınları , 86 sayfa

 

9 – MUCİZE ÇOCUK

Uffe , sık  sık kaybolan bir çocuktur . Bisikletine atlar ve evden uzaklaşır , ama her defasında kaybolur . Bir gün abisi ile bisiklet yarışlarını izlemeye gitmek ister ama abisi bunu kabul etmez . Uffe bu defa biraz kızar ve mucize çocuk olmaya karar verir , bisikletiyle bulutların üzerine çıkabilir , saatte on bin kilometre uçabilen mucize bir çocuk …

Çizimleri çok sıcak ve samimi olsa da ben hikayeyi çok sevemedim . Bir anda bitiyor , kurgu yok gibiydi . Ama zaten artık baskısı olmayan bir kitap 🙂

Yazan : Ulf Stark , Resimleyen : Markus Majaluoma

Kanat çocuk yayınları , 44 sayfa

 

10 – MARILYN MONROE – Notlar

Marilyn hayranlarının seveceği bir kitap olsa da beni çok etkilemedi .

Marilyn Monroe’nun tuttuğu küçük notlardan oluşan bir ve görselli bir kitap . Monroe’nun efsane fotoğrafları çok az , onun yerine her sayfada kendi el yazısı ile aldığı notların fotoğrafı var . Bu arada Monroe’nun el yazısı çok kötü , o yazıyı temize çeken  yazarımızı tebrik etmek gerek .

Notları okuyunca tek bir şey düşünüyorsun ; herkesin hayranlık duyduğu , peşinde olduğu , bu kadar güzel bir kadının bu denli mutsuz olması ve buhranlar yaşaması çok üzücü .

Editörler : Stanley Buchthal ve Bernard Comment

Artemis yaynları , 255 sayfa

 

11 – BENİM ANNEM BİR GORİL

Jonna , Mimozalar adlı çocuk yurdunda yaşamaktadır . Oradaki bütün çocuklar gibi , güzel bir anne ve cana yakın bir baba tarafından  evlat edinilmeyi beklemektedir . Ve bir gün Jonna evlat edinilir . Ama durun bir dakika … Jonna’ yı evlat edinen başında muntazam bir topuzu olan güzel bir anne değil , kabarık tüyleri resmen rastalı gibi olan , çamur içinde yırtık bir pantolon giymiş olan dişi bir gorildir . Jonna kendini çok şanssız hisseder ve ilk günler sık sık kaçmayı dener , ama zaman geçtikçe gorilde anne şefkati bulmaya başlar ve hayatı bekleğinden çok daha fazla değişir .

Bittiği için çok üzüldüğüm bir kitaptı . Jonna ve Gorili çok sevmiştim .

Hiç bir şeyin ve hiç kimsenin göründüğü gibi olmadığını tatlı tatlı anlatan çok güzel bir kitap . Kitap okumayı çok sevmeyen çocukların bile okumaktan keyif alacağı bir kitap .

Yazar : Frida Nilsson

Habitus Minör yayınları ,  156 sayfa

 

12 -SAHİBİNİ ARAYAN KEMAN

Erhan’ın öğretmeninin teşviki ile bütün sınıf arkadaşları kolleksiyonculuğa merak sarmıştır . Erhan bir türlü ne kolleksiyoneri olacağına karar verememiştir. Herkesten farklı bir şeyler biriktirmek ister  , ama ne ? Sonunda anı kolleksiyonu yapmaya karar verir .

Verilen her emeğe saygım sonsuz ama kitap , özellikle çocuk kitapları seri üretim şeklinde yazıldığı zaman pek olmuyor sanki . Sürekli çocuklara nasihat eden ve bir şeyler öğretme kaygısı olan kitaplar pek keyif vermiyor bana. Ebeveynlerinden ve öğretmenlerinden de sürekli nasihat dinleyen çocuklarada keyif verdiğini sanmıyorum .

Yazar : Koray Avcı Çakman , Resimleyen : Oya Diker

Tudem yayınları , 71 sayfa

 

13- GRACE KELLY  – Biyografi

Biyografi ve otobiyografi okumayı oldum olası hep çok sevdim . Hele birde akıcı ve keyifli bir dille kaleme alındıysa o kitap iki günde biter . Ama çok merak ettiğim Grace Kelly biyografisi öyle olmadı . Çok sıkılarak okudum . Sınlarda biraz hareketlendi ama ilk 230 sayfa kadarı çok sıkıcıydı . Grace Kelly ‘den çok Alfred Hitchcock biyografisiydi sanki . Çon fazla mekan ve insan dahil edilmiş ama anlaşılır dille yazılmamış. Üstelik yazar ödüllü bir biyografi yazarı . Ama Grace ‘de benim için bir şeyler eksik kalmıştı . Belki Amerika’nın en ünlü aktrislerinden birinin gerçek bir prenses olma hikayesini daha farklı duymak istediğim için sevememişimdir .

Yazar : Donald Spoto , Çevirmen : Demet Altınyeleklioğlu

Artemis yayınları , 292 sayfa

 

14- ASİ KIZLARA UYKUDAN ÖNCE HİKAYELER

Asi bir kız olmadığımı düşünmeme rağmen , her gece uykudan önce bir doz alarak bitirdim kitabı . Kitap ile ilgili her detay  çok başarılı . Kapak tasarımı , sayfa kalitesi , illüstrasyonların şahaneliği , yazı dili , çeviri … 39 tl’lik ücretinin hakkını fazlasıyla veriyor . Sevemediğim tek şey adı oldu , çünkü bu hikayeler sadece asi kızlar için olmamalı hatta bence bu hikayeleri özellikle erkekler okumalı .

Tarihe adını altın harflerle ‘kazıtmış’  100 ‘den fazla  muhteşem ve cesur kadının hikayesi var kitapta , 1900 doğumlu kadınlarda , 1990 doğumlu olanlarda var . Her başarılı hanımefendinin , başarılı bir illustratör tarafından çizilmiş illüstrasyonu var .

Yazan : Elena Favilli ve Francesca Cavallo

Çeviri ; Deniz Öztok

Hep kitap yayınları , 212 sayfa

 

13-BASKERVİLLE LANETİ

Hem Sherloks Holmes , hem çizgi roman seviyorsanız ntv yayınlarından çıkan bu kitabı bir günde keyifle okursunuz . Ben çizimleri ve konu  akışını çok sevdim .

Orjinal Roman : Sir Arthur Conan Doyle , Çizer: I . N . J . Culbard , Eser uyarlaması : Ian Edginton , Çeviri : Kutlukhan Kutlu

NTV yayınları , 134 sayfa , çizgiroman

(Visited 419 times, 1 visits today)
Yazar

1 Yorum Var

Bir Cevap Yazın