Ben bir hayaletim

Hakkında çok fazla yazılması gereken , çok fazla konuşulması gereken ve herkese benimsetilmesi , öğretilmesi gereken konular var ; otizm gibi . Otizmin bir hastalık değil bir farklılık olduğunu herkese anlatmak , öğretmek gerek . Bu farklılığın parmakla işaret edilemeyeceğini , garipsenmeyeceğini , ‘ yoklar ‘ gibi davranayacağımızı öğretmemiz , öğrenmemiz gerek .

Süper kahramanlar yüksekten korkmaz 

Tabii ki de korkmazlar , üstelik adı Maurice Ackerman  ise ve babasının adı da Maurice Ackerman  ise  , büyük babasının adı da Maurice ve büyük büyük babasının adı Maurice ise yüksekten korkmazlar ve süper kahramanlar asla ölmezler . Aşık olup , hatta aşık oldukları kızın karşısında konuşma yetilerini dahi kaybedebilirler  ama .

Ama tabii ki de bir süper kahraman olmak için adınızın Maurice Ackerman olması yetmez .Süperman , Batman ,Deadpool gibi bütün süper kahramanların kahramanlıklarının başladığı bir gün vardır . 

Ece Güneş Seramik

 

Soğuk bir kış gününde Çanakkale sokaklarını adımlarken bir anda kendimi en sevdiğim dükkanlardan birinin önünde buldum ; Dada tasarım : İlk önce şirin mi şirin bir çocuk atolyesi iken şimdilerde el işliği ve sanatın bir arada olduğu , aşık olunası tasarım ürünlerin satıldığı çok şık bir dükkandır kendileri .
İşte o soğuk günde o sıcacık dükkana girince gözüme ilk çarpandı asma dalından kulpu olan , nev-i şahsına münhasır cezve .

Filler ve Kuşlar 

Bir gün , bir arkadaşım eşinden şiddet gören kadınlar ile ilgili ‘ yani boşanırsın biter , gider ‘ dedi. Öyle kolayca , bir anda , tek cümle ile . ‘Dayak yiyorsan boşanır kurtulursun ‘ … Ama bu bir cümle ile söylendiği kadar kolay olmuyor her kadın için ,öyle hemen boşanıp kurtulamıyorlar.

Uçtu uçtu , kırkı uçtu

Pazarda parkta gezerken doğacak , bu gece doğacak , yarın kesin doğacak derken doğdu minik Gülce ‘ miz ve kırk günlük oldu . Ve biz gezenti bir aile olarak kırkıncı günümüzü üç ayrı kapı yaparak kutladık . Önce benim için yeri çok ayrı olan Dilek ablama gittik ( Buse kızın kırkını da onda uçurmuştuk , geleneği bozmayalım dedik . ) Gülce için çok şeker bir sepet hazırlamıştı . İçinde Gülce ve ablası Buse için hediyeler vardı . Ve minik kavanozlarda tuz , şeker , pirinç … Kırk uçurmanın olmazsa olmazı yumurtalarımız vardı , üstelik yumurtalarımızın her biri Dilek ablamın elinde birer sanat eserine dönüşmüştü 😀 Tüm aileyi çizmiş Dilek ablam . Bende o yumurta kabuklarına kıyamadım ve içine minik sukulentler diktim .