img_8603

Artık yavaş yavaş Fas yazılarının sonuna gelmişken ( evet arada müjdeyi vereyim sadece tek bir yazı kaldı 😀 Fas’ta ne yenir ? ne içilir ? temalı ) son yazılarımdan birinin bir fotoğraf albümü tadında olmasını istedim . Zaten Rabat için uzun uzun yazacak çok fazla anım olmadı , çünkü Rabat’ta sadece 5-6 saat geçirdim . Ama mavi sokak ve  şehrin genel büyüsü çok sevmeme yetti .

Ne Marakeş gibi ne de Kazablanka , tam ikisinin arasında bir şehir ama sanki Marakeş’e daha yakın duruşu . Şehir daha hareketli , spor ve sanat Rabat’ta çok daha fazla kesinlikle . Rabat Fas’a gitmişken mutlaka gidip görülmesi gereken bir şehir . Eski Medinayı mutlaka gezin ve çarşısından alışveriş yapın . Sanırım en güzel tarafı Rabat’ın çarşı esnafının çok ısrarcı olmaması .

img_8323

img_8361

img_8372

img_8378

img_8390

img_8487

img_8421

img_8467

img_8445

img_8448

img_8393

img_8396

img_8509

img_8388

img_8526

img_8671

img_8660

img_8638

img_8667

img_8652

img_8560

img_8562

img_8566

img_8582

img_8583

img_8586

img_8589

img_8591

img_8592

img_8594

img_8597

img_8605

img_8678

img_8689

 

Tam bu bakkal fotoğrafının altında ufak bir mola vermek istiyorum . Yazacağım satırlar boynunda ki fotoğraf makinesini oraya buraya çevirip zart zurt basanlar için uyarı niteliğinde olur belki . Bu fotoğrafı çektikten yaklaşık 3 saniye sonra bakkal amca aşırı sinirli bir şekilde el kol hareketleri yaparak bakkaldan resmen dışarı fırladı . Bana Arapça deli gibi bağırırken saçma sapan bi şeyler yapıyordu . O an kendimi fırını böcek içinde olan fırıncıyı yakalayan Uğur Dündar ekibinin kameramanı gibi hissettim . Ama bu defa kendimi ezdirmedim bende ona Türkçe bağırdım  ‘ ne var , indir o elini kolunu ‘dedim . Bir birimizi hiç anlamadık ama bakkal amca iyice sinirlenmişti ve ‘erimi’ arıyordu . Allahtan o kızımızla grubun en önündeydi . Ve ben grubun en sonundaydım . Benden sonra kimse yoktu . Kızım Serra sen yavaştan uza , bu bakkal emmi fotoğraf makinanı boynundan alıp ‘çekme dedik’ diye hiddetle kırar dedim . Zaten makinanın lensleri kırıldı ( kesin yılan oynatıcılarının ahı tuttu o olayda da ama neyse işte ) . Sonra hızla oradan uzaklaştım ve kaykay kaymaya  gidecekken vazgeçip merdivenlere oturup çok koyu bir sohbete başlayan iki Rabat’lı ufaklığı çektim . Sanırım elimde 50 pozları var. En sonunda fotoğraf makinasının objektifinde göz göze gelince ‘hadi tezgahı topla ‘ dedim .

 

img_8545

img_8540

 

img_8705

img_8710

img_8713

img_8715

img_8721

img_8723

Ve ben Fas’a tekrar tekrar gitmeyi çok isterdim . Büyüleyici ve fazlasıyla oryantal bir şehirdi. Görmek isteyen herkesin görmesi dileğiyle iyi zamanlar ….

(Visited 256 times, 1 visits today)
Yazar

İşte bunlar hep can sıkıntısı

1 Yorum Var

  1. Bakkal niye kızdı acaba bu kadar çok:)
    Uğur Dündar`ın kameraman benzetmesinde kahkaha attım:))
    Güzel bir yere benziyor, mavi falan çok severim. Sokaklar da temiz görünüyor.

Bir Cevap Yazın