Tabii ki de korkmazlar , üstelik adı Maurice Ackerman  ise ve babasının adı da Maurice Ackerman  ise  , büyük babasının adı da Maurice ve büyük büyük babasının adı Maurice ise yüksekten korkmazlar ve süper kahramanlar asla ölmezler . Aşık olup , hatta aşık oldukları kızın karşısında konuşma yetilerini dahi kaybedebilirler  ama .

Ama tabii ki de bir süper kahraman olmak için adınızın Maurice Ackerman olması yetmez .Süperman , Batman ,Deadpool gibi bütün süper kahramanların kahramanlıklarının başladığı bir gün vardır . Maurice’in süper kahramanlık günü o tam 3 yaşındayken  3 merdiveni birlikte atlayıp burnu bile kanamadığı gün başladı .

Annesinin o yerde yatarken koşup ‘Yaşıyor , yaşıyor . Bu bir mucize ‘ diye bağırdığını duyunca bir süper kahraman olduğuna kanaat getirmiş Maurice . Bugünü takip eden diğer günlerde bozuk olan bir asansörün düğmesine basıp onu çalıştırmış olması ise onun için  süper kahramanlığının en net kanıtlarından biri olmuş .

Ve bundan sonra ki hayatını kahramanlık yapıp insan hayatı kurtarmaya adamış Maurice 🙂 Ve en çokta bulaşık deterjanı aromalı kurabiyeler yapan yaşlı komşuları Bayan Polenta’nın hayatını kurtarmaya adamış .

Kitabın yazarı Colas Gutman kesinlikle çocuklardan ve onların duygularından çok iyi anlıyor . Yazmış olduğu ondan fazla kitabı var ama ülkemizde çevirisi yapılmış 3 kitabı bulunuyor . Ve bu sevimli kitap benim okuduğum 2. kitabı . İlk okuduğum kitabı Rose ‘du . Ve kesinlikle muhteşem bir kitaptı . Yazarın dilini , anlatımını çok sevince hemen diğer 2 kitabını da almıştım.( Bir diğer kitabı ise ‘Çocuk’ ).

Dediğim gibi  Colas Gutman çocukların duygularını anlama ve bunu aktarma konusunda çok başarılı .

2. sınıf öğrencisi olan Maurice’ın hayal ve iç  dünyasını , bu 1 günde bitebilecek  kısacık kitapta o kadar güzel yansıtmış ki kitap bitirince çevrenizde 10 yaşlarında olan ve bir süper kahraman olduğunu düşünen bütün çocukları kucaklamak istiyorsunuz .

Maurice ‘ın anne ve babası ile ilişkisi , kendisini bir cadı olarak gören ve adı ile hitap edilmesinden hoşlanmayıp kendisine ‘Öteki’ dedirten çılgın  kız kardeşi ile olan bağı , sınıflarına yeni gelen ve  kısa zamanda en iyi arkadaşı olan Jüpiter ile olan ilişkisi (ki Maurice Jüpiter’in de hayatını kurtarmış bir süper kahramandır ) , komşuları olan yaşlı Bayan Polenta ile olan naif arkadaşlığı ve güzeller güzeli sınıf arkadaşı Julietta Baccara ‘ya olan , dilinin bile tutulmasına sebep olan aşkı o kadar güzel işlenmiş ki kitabı okurken sanki hep yanlarındaymışsınız gibi hissediyorsunuz. Bir çok ebeveynin en büyük kabusu olan ‘akran zorbalığı’ da kitapta var ve Maurice’ın anlatışı ile bu olaylar ile sizi gülümsetiyor . Okulun sayılı bir kaç zorbasına taktığı lakapları  ve onlarla kendi dünyasında harika bir şekilde dalga geçmesini , onların karşısında ki cesur duruşunu çok sevdim 🙂   ‘Süper Kahramanlar revire de uğrar’ bölümünü ve Plastik Adam’ın , Kuş Beyinli’nin  ve Genç İrisi ‘nin geçtiği sayfalarda çok eğlendim  🙂 ( Bazı olaylar çok fazla dramatize edilmeden de  çocuklara bazı mesajlar verilebiliyor ‘yalnız değilsin ve bu durumla baş edecek kadar cesursun ‘ gibi ) .

10 yaş üzeri çocuğunuza bu kitabı mutlaka alın ve kendi isteğiyle okuması için onun görebileceği bir köşeye koyun . Kapağını ve kitabın adını görünce zaten dayanamayıp okumak isteyecektir . Ama bence bu kitabı sizde okuyun hatta çocuğunuzdan önce siz okuyun . Ebeveynler için yazılmış onlarca kitaptan çok daha yararlı çocuk kitapları . Herkesin çocuğu kesinlikle çok farklı  , o yüzden öyle yapın böyle yapın önerileri yerine önce onların iç dünyalarını anlamak gerek . Ve çocuk kitapları bu konuda en güzel kaynak bence .

Zaten okumak iyileştirir. Hepimizin okudukça ‘İyi’leşmesi dileğiyle …..

Tüm süper kahramanlara sevgiler 🙂

Yazar

Bir Cevap Yazın