IMG_1899

Yılın son pazar günüydü kararlaştırılan tarih . Soğuk bir aralık günüydü. Bu yürüyüş için Mehmet ,Buse’yi bırakmamız konusunda beni ikna etmek için fazlasıyla uğraştı . Ama ilk yürüyüş o kadar başarılı geçmişti ki , ben sandım ki bizim bebe bunu da halledecek , illa Buse’yi de götürelim diye tutturdum .

Ama çoğumuz bizi ne kadar zorlu bir parkurun beklediğini bilmiyordu . Bilenler konuşmuyordu , hiç bir şey söylemiyordu . iyi ki de söylemiyordu .

 

Çan – Yenice ‘nin  zorlu parkurundan bahsediyorum . Muhteşem bir orman içinde sürünerek yürüdüğümüz parkurdan . İnsanların ATV ve cross motor gibi bi şeyler ile çıktığı yokuştan bahsediyorum .

Yeşilyurt parkurunda , düz yolda sekerken artık nasıl bir gaza geldiysek Yenice parkuru gözümüzü hiç korkutmadı . Oysa ki bize yürüyüşten 2-3 gün önce ‘zorlu yolların ‘  fotoğrafı gelmişti . Ama hiiç mi hiç umursamadık . ‘Yaaa  biz Yeşilyurt ‘ ta kaç km yürüdük . bunu mu yürüyemeyiz uheehehehe ‘ ruh halindeydik. Oysa ’12 km ne ki ‘ dediğimiz o parkur bizi bir benzetti ki …

IMG_1839

IMG_1867

 

IMG_1832

IMG_1869

IMG_1870

IMG_1880

 

Ben daha 1 km olmadan bizi ‘şeytankaya’ tabelasının karşılayacağını bilseydim Göknar otelde o  köy kahvaltısında çılgınlar gibi yemezdim , ‘ayy bal çok iyiymiş ‘diye balın dibine vurmazdım . Ben o yokuşları çıkarken sürüneceğimi bilseydim kendime o yediklerimin hiç birini ağırlık yapmazdım . yani kendimi bile ağırlık yapmazdım , ama bilemedik işte ‘ Cahildim , dünyanın rengine kandım ‘ .

O muhteşem ormanın , o muhteşem ağaç  kokusunun , o ulu ağaçların arasından süzülen güneşin rengine kandım . İlelebet burada kalacağım sandım , bu orman hep benim sandım .

 

IMG_1895

 

Bağlama sesi bittiyse yazının gerçeklerine  dönelim . Mesela o gün aramızda olan ve şu an bu yazıyı okuyanlara tokat gibi bir gerçek ;

 

IMG_1886

 

 

‘Şeytankaya’ nedir ? Bir parkurun ilk 5 dakikasında bu tabelayı görünce gerisini nasıl getirirsin ? . Daha orada anlamalıydık gidişatı.

Grubun 8.98km/s olan hızını 3.23km/s ‘e düşüren muhteşem dörtlüyüz biz Fırat&İrem çifti ile.  Buse , Didem ve Remzi ile takılmaya karar verince aramızda açılan mesafeyi önce hiç umursamadık . Hatta İrem ile dedikodunun gözüne vurduk 5 dakikada. Ama ara açılıyordu ve parkur git gide zorlaşıyordu . Bir yandan hız kesmeden dedikoduya devam edip , bir yandan son sürat gruba yetişmeye çalışıyorduk.

 

IMG_1914

 

Ve bir anda Buse geri dönüp bizimle devam etme kararı aldı . Uykusu gelmişti , içinde ki huysuz çıkmıştı ve kucak istiyordu. Biz bu defa kucakta taşınma , uyuma , işeme vb. bütün faaliyetleri için hazırlıklı geldik ;

 

IMG_1887

 

Ama Buse buna hiç hazır değilmiş . Şu taşıma aparatının içinden çıkmak için tüm kozlarını kullandı . Biz Buse’yi ikna et , hızlan , grupla arayı kapa derken bayağı yorlduk. ve bu dediklerim sanırım ilk 10 dakika içinde gerçekleşti .

 

IMG_1910

IMG_1915

IMG_1927

IMG_1934

 

IMG_1939

 

Arayı kapattık, grubu yakaladık . Ama mesafe aldıkça yokuş daha çok dikleşmeye başladı . Tam bir spor insanı olan ve bu aldığımız yolu ceylan gibi sekerek çıkan Ali hoca ve müritleri  dışında hepimizde ‘kırmızı yanaklar , hızlı kalp atışları , dalağım şişti, ay ben fena oluyorum’ belirtileri baş göstermeye başladı . Sürekli ‘ yokuş ne zaman bitecek hocam ‘ soruları yükseldi kalabalıktan ve hep aynı cevabı aldık ‘Az kaldı , az’. Ama hiç az kalmamıştı , daha dik bir yokuşa doğru hızla ilerliyorduk , hepimiz sürünerek çıkacaktık ama biz bunu bilmiyorduk . Aramızda en sessiz olan kocam Mehmet’ti . Adam tek bir düşünceye odaklanmıştı çünkü;  ‘ ben bu bücür Serra’yı  bir uçurumun kenarına doğru yürütsem , oradan onu sallandırsam ? , o sonra zaten yolunu alır gider , ya da gider mi ? kurtulma şansı yüzde kaç , riske girmeye gerek var mı , varsa  nereden ittire bilirim  ? . Bu düşünceler onu yiyip bitiriyordu . Vee derken sonunda bir düzlüğe çıktık;

 

IMG_1960

IMG_1962

IMG_1957

IMG_1966

IMG_1980

IMG_1985

IMG_1989

IMG_1993

IMG_1992

 

‘Ayy bu kadarmış , ayy ne çok bıdı bıdı yaptık çocuk gibi ‘ ,’Şu otelden beri bizimle olan bacaksız köpekten utanalım valla’  ,’ Şimdi dümdüz yolda devam ederiz , ohh mis’ dedik ve kısa süreli bir toplu fotoğraf çektirme şenliği yaşadıktan sonra yola devam ettik .

Asıl bundan sonraymış ‘zorlu’ parkur. Bunlar iyi zamanlarımızmış .

 

IMG_1995

IMG_2002

 

Buradan sonra muhteşem bir tepeye çıktık .Ama ben o arayı bir türlü hatırlayamıyorum . Yok , o yerde sürüdüğümüz kısımı hafızamdan silmişim. Zaten yine grubun arkasında kalmışız , Mehmet beni öldürmeyi kafasına koymuş , ve Buse annemin kucağında gidicem diye çığırıyor , biz Memo ile kavga ediyoruz çocuğu bana ver ‘ hayır bende kalsın ‘ diye .en sonunda yürüyemiyorsun sürünüyorsun dedi, kızı verdim gitti . Baktım cidden artık nasıl bir dik yokuş ise , sadece ben değil önümüzde bayıldığını sandığım grup üyeleri vardı . Ve tabii ki yine sadece Ali hoca ve müritleri ortalıkta yoktu . Onlar çoktan zirveye çıkmışlardı. En son bir yerden geçiyoruz valla deniyorum ama bir türlü gözümün önüne gelmiyor o dimdik kısım, sanırım oksijen çarptı ve sarhoş oldum o arada  ,tek hatırladığım sürünerek o arayı çıkmaya çalışan Ahu hoca ve bir birbirlerini  kolundan tutarak yukarı doğru çekenler. Şimdi bu anlattıklarıma bakıp ‘ ne parkurmuş ‘ demeyin , biz çok hamdık yoksa bakın Ali Hoca ve müritl.. tamam tamam sustum .

 

IMG_2095

IMG_2099

 

Ve o zorlu noktayı da atlattıktan sonra karşınıza öyle bir manzara çıkıyor ki , nefesinizi tutuyorsunuz ve tüm o yola değdi diyorsunuz. Muhteşem bir manzara , kusursuz bir sessizlik, bir anda kendinizi çok güçlü hissediyorsunuz. Orada olduğunuz ,  o manzaraya baktığınız, o havayı ciğerlerinize doldurduğunuz için, arkanızda kalan bayrağın dalgalanırken çıkardığı sesi duyabildiğiniz için  kendinizi  çok şanslı hissediyorsunuz ve defalarca şükrediyorsunuz.

 

IMG_2057

 

Ama tabii ki bu manzaraya bakıyor olmanız biraz önce aklınızdan geçen hain planlara devam etmiyorsunuz demek değil . -Üstelik gayet uygun bir yokuş bulmuşken –

 

IMG_2105

IMG_2109

IMG_2139

 

Zirve artık yokuşun bitmek üzere olduğunun habercisiydi . Artık ‘ne zaman bitecek ‘, ‘ gerçekten düz bir yol  var mı ? ‘ sorularını sormayı bırakmıştık . Manzaranın büyüsü ile biraz daha yola devam ettik . Zaten daha fazla olsa bile bizi hiç yalnız bırakmayan bu sevimli köpek ve keçilerini otlatan çobandan utanarak tek bir kelime bile etmezdik.

Ama bitti . Sonunda hepimiz artık durumu kabullenmiş bile olsak , düz bir yolda gitmeyeceğiz diye kendimizi hazırlamış olsak bile düzlüğe çıktık.

 

IMG_2152

 

Zaten selfie çubuğunun çıktığı yer ‘artık düzlüktesiniz’ demek . 😀

 

IMG_2176

IMG_2185

IMG_2348

IMG_2350

IMG_2389

 

Günün en mutlusu tabii ki de Buse’ydi . Aldığı bitmek bilmeyen iltifatlar ,öpücükler , orman havası , ona eşlik eden minik köpek , açık havada baba kucağında deliksiz uyku, anne ensesinde dağ yolu , şarkılar , gülüşmeler , tatlı atışmalar . Bunların arasında olmak onu hepimizden  mutlu yaptı.

Yenice Göknar otelin arkasından başladığımız ve yine otelin bahçesinde sonlandırdığımız zorlu parkur mutlaka gidilmesi , tamamlanması gereken bir parkur. Hadi yine gidelim deseler hiç düşünmeden tekrar giderim . Ve evet Buse ile . O manzarayı görmek , o havayı solumak , ormanın içinde olmak ,ormanı dinlemek , ormanı koklamak çok büyük mutluluk. Yenileniyorsun , pozitif enerji ile doluyorsun . Bir gün sonra bacaklarının hatta tüm vücudunun deli gibi ağrımasını bile hiç önemsemiyorsun . Tekrar aynı yerde olmak istiyorsun . O yolları tekrar yürümek .

 

IMG_2420

 

Ve tekrar o parkuru tamamladığında seni hazır bekleyen sucuk ekmekten yemek istiyorsun . Sucuk ekmekten çok  o günün tadı  damağım da kaldı.

 

^^Sucuk çok lezzetliydi . Ama ormanda olmak başka bir lezzetliydi.

 ** bu parkurdan sonra cennetin babaların ayağının altında olduğu konusunda hem fikir olduk , en azından bizim evde 😁

(Visited 391 times, 1 visits today)
Yazar

İşte bunlar hep can sıkıntısı

4 Yorum Var

  1. Gamze Köse Reply

    Sizi alkışlıyorum, hem de ayakta. Hatta önünüzde saygıyla eğiliyorum. Biz her haftasonu yapacak hiçbir şey bulamayıp hep aynı yerlerde turluyoruz ama sizin gezi aşkınıza hayranım. Çanakkale’de yapacak bir şey yok diyenleri size yönlendiricem, biz kötü örneğiz ne de olsa.

  2. Amanııın
    Takdir ettim ben de Serra sizi, Buse ile zorlu parkur cesaretinizden dolayı 🙂
    Ankarada tek bir ağacı görüp ormandayım sanıyoruz, Çanakkaleyi ve gittiğiniz yerleri görünce içim gitti, hep gidin ve sen hep yaz bloga olur mu 🙂

  3. merhabalar,
    ben de Çanakkale de yasıyorum. hafta sonları yuruyuslere katılmak istiyorum. sizz hangi grup ile katılıyorsunuz gezilere.

    • serrafun Reply

      Merhaba , bizim grubumuz kendi arasında toplanan arkadaş grubu diyelim 🙂 aynı okulda çalışan ya da aynı okulda okumuş arkadaşlar bir araya geliyor, yani öyle adı olan bir grup değil . Ama denk gelebilirsek sizde katılabilirsiniz tabii 🙂

Bir Cevap Yazın